HABERLER
BELDEMİZDEN HABERLER
DENİZE ATILAN İYİYİK BİR GÜN SANA GERİ DÖNER. | DENİZE ATILAN İYİYİK BİR GÜN SANA GERİ DÖNER. |
|
|
| Pazar, 14 Eylül 2008 | ||
Bu sitede yazdığım ilk yazı olacak. O nedenle ne yazacağımı, günün ve mübarek Ramazan ayına yakışır olması gerektiğini düşünerek yazacak olduğum yazılı okurken lütfen içinizde canlandırarak okumanızı istiyorum. O zaman anlamının ne kadar büyük olduğunu göreceksiniz….
….Kapı kapı dolaşarak, eğitimi için para kazanmak gayesiyle, elbise satan fakir bir çocuk, o gün cebinde sadece 10 kuruş kadar bir para kaldığını görür. Karnı acıkmıştı ve kapısını çalmak üzere olduğu evden birazcık yiyecek bir şeyler istemeye karar verir.
Ancak, ne var ki, kapıyı açanın genç ve güzel bir hanım olduğunu görünce açlığını unutarak ve yiyecek yerine bir bardak su ister.
Genç bayan onun aç olduğunu hissederek ona su yerine büyük bir bardak süt verir. Çocuk sütü yavaşça içer ve bitirdiğinde sorar. “ Size ne kadar borçluyum? “
Bana hiçbir borcun yok diyerek cevaplar bayan. Ve devam eder.
“ Annem bana yapılmış olan bir ikramın karşılığında hiçbir şey beklememiz gerektiğini öğretti. “
Çocuk bu cevabın karşısında: O zaman lütfen, size bütün kalbimle teşekkür etmeme izin verin “ . diyerek kapıya yönelir.
Çocuk fiziksel gücünü geri geldiğini hissetmiş olarak evden ayrıldı ve neredeyse kaybetmekte olduğu, Allah’ın varlığına inanma duygusunun da geriye döndüğünü fark etti.
Yıllar sonra, aynı genç hanım çok ağır bir hastalığa yakalanarak yatağa düştü. Oradaki doktorlar bir teşhis koyamadılar. Onu yakındaki büyük şehre gönderdiler. Biliyorlardı ki bu ender rastlanan hastalığı teşhis edip, tedavisinin yapılabilecek doktor ve hastaneler ancak orada bulunabilirdi.
Doktor olan çocuk, bir hasta için görüşü alınmak üzere hastaneye çağırılmıştı. Hastanın geldiği kasabanın adını duyunca artık uzaklarda kalmış bir hatıranın içini yakarak canlandığını hissetti ve gözleri doldu.
Doktor olan çocuk hastaneye giderek hastanın odasına girdi. Odaya adımını atar atmaz, artık oldukça yaşlanmış olan bayan hastayı tanıdı. Muayenesini bitirdikten sonra konsültasyon odasına döndü ve içinden, kadının hayatını kurtarmak için elinden ne geliyorsa yapmaya karar verdi. Doktor o günden sonra bu vakaya özel bir ilgi gösterdi. Uzun ve zorlu uğraşmaların sonunda hastalığa karşı verdiği savaş kazanılmıştı.
Doktor, taburcu olmadan hastanın faturasının incelenmesi ve onaylanması için önce kendisine gönderilmesi talimatını verdi. Faturaya göz gezdirdi ve sonra faturanın kenarına bir şeyler yazarak faturayı kadının odasına gönderdi.
Kadın fatura zarfını aldı ve onu açarken hayatının geri kalan kısmını onu ödemekle geçireceği bir meblağla karşılaşacağını ister istemez aklından geçirdi. Ancak zarfı açıp faturaya bakarken bir şey dikkatini çekti. Faturanın kenarında farklı bir el yazısı ile bir şeyler vardı….
Kadın yazılı olanları okudu: “ Faturanın tutarı bir bardak süt karşılığında ödenmiştir. “
Kadının gözleri yaşlarla ve kalbi de tarif edilemez duygularla doldu. “ Allah’ım sana sonsuz şükürler olsun, çünkü senin sevginin bir adamın gönlünü doldurduğuna şahit oluyorum “ .
Evet, bu duruma uyan bir özdeyiş vardır:
Denize atılan iyilik bir gün sana geri döner.
Yapılmış olan küçük bir iyilik bir gün sana veya bir sevdiğine hiç beklemediğin bir anda bir şekilde geri döner. Eğer yaptığın iyiliğin geri dönmediğini, karşılık bulmadığını da görürsen, o zaman da düşün ki sen bu dünyada karşılıksız iyilik yapan ender kişilerdensin. Karşılık bulmayan iyilikler, düşünün ki bu dünyada yapılmış olan farklı bir davranış şeklidir ve bu dünyada var oluş nedenlerimizden bir tanesi de küçük de olsa bir fark yaratmak değimlidir….. Sonuçta tüm yaşam sen içindir ki…???
Dünyadaki en zorlu ders;
Bir hedefe giderken önünüzde duran iki köprüden hangisinin geçilmesi ve hangisinin de yakılması gerektiğini bilmektir…
Hayatımız boyunca bir çok insanla karşılaşır ve geçeriz ancak pek az “ gerçek “ dost kalplerimizde bir iz bırakabilir…
HİKMET YILDIRIM 2008 |
||
| Dost Siteler |
| Ulaşım Bilgileri |